• SSK ve Vergi Mevzuatında Son Konular

  • Gündem


  • Yılsonu / Yılbaşı Uyarıları (2)


    Şüpheli alacaklar

    Ticari kazancın elde edilmesiyle ilgili alacaklardan, dava veya icra aşamasında olanlar için karşılık ayrılabiliyor, ayrılan karşılık da vergi matrahının hesaplanmasında dikkate alınabiliyor. Öte yandan, daha önce karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsil edilen olursa, bu tutar da gelir kaydediliyor.

    Bu açıklamalar çerçevesinde;

    – 2017 yılında şüpheli hale gelen alacak varsa bu alacaklar için 2017 bilançosunda karşılık ayrılması,

    – 2017 öncesinde karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsil edilen varsa, bu tutarların gelir yazılması,

    – Daha önce karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan tahsili olanaksız hale gelen kısım varsa, bu tutarların değersiz alacak olarak değerlendirilmesi ve kayıtlardan usulünce çıkartılması,
    gerekiyor.

    Bütün bu işlemlerin son bir kere kontrol edilmesi ve zamanında gerekli kayıt ve işlemlerin yapılmasına dikkat.

    Yenileme fonu
    Vergi Usul Kanunu’na göre, sabit kıymetlerin satışından elde edilen kâr, istenirse yeni sabit kıymet alımında kullanılmak üzere, üç yıl süreyle bir karşılık hesabında bekletilebiliyor. Bunun için sabit kıymetin yenilenmesinin zorunlu olması veya işletmeyi yönetenlerce bu konuda karar verilmiş olması gerekiyor.

    Yöneticilerin karar vermesi için belirlenmiş bir süre sınırı yok. Satıştan önce karar verilebileceği gibi, beyannameyi verme süresinin sonuna kadar işlemin yapılıp bilançoda karşılık ayrılması da mümkün. Bu çerçevede, 2017 yılında sabit kıymet satıp yenilemek isteyenlerin, zamanında yenilemeye ilişkin bir yönetim kurulu kararı almalarını ve satıştan doğan kârı bilançoda açılacak bir fon hesabına koymalarını öneririm.

    Yenileme fonuna alınmış kârın üç yıl içinde kullanılmamış olması durumunda, üçüncü yılın vergi matrahına eklenmesi gerekiyor. Üç yıl önce ayrılmış yenileme fonu olan ve bu fonu kullanmayan işletmelerin, söz konusu kârı vergi matrahına eklemeyi unutmamaları gerekiyor.

    Peşin ödenen giderler ve peşin tahsil edilen gelirler

    Vergi Usul Kanunu gereği;

    – 2017 döneminde ödenen gelecek yıllara ilişkin giderlerin bu yıl giderlerinden çıkartılarak aktifleştirilmesi,

    – Daha önceki yıllarda ödenip peşin ödenen giderler içinde yer alan giderlerden 2017 yılına ilişkin olanlarının alınıp cari yıl giderlerine atılması,

    – 2017 yılında tahsil edilen gelecek yıllara ilişkin gelirlerin pasifleştirilmek suretiyle bu yıl gelirlerinden çıkartılması,

    – Daha önceki yıllarda peşin tahsil edilen gelirler hesabında bulunan ve 2017 yılı geliri olan kısmın bu hesaptan alınarak cari dönem hasılatına eklenmesi,
    unutulmamalı.

    Bu işlemlerin yapılmaması durumunda dönemsellik ilkesi uygulanmamış olacak, verginin erken veya geç tahakkuku yapılmış olacaktır. Erken tahakkukun verginin erken ödenmesine yol açacağı için sadece ekonomik sonuçları olabilir ancak verginin geç tahakkuku ceza ve faiz riski doğuracaktır.

    Finansman giderleri

    Uzun bir konu ama özetle ifade etmek gerekirse;

    – Satın alınan mallarla ilgili finansman giderlerinin, malın işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kısmının mal maliyetlerine eklenmesi,

    – Satın alınan sabit kıymetlerle ilgili finansman giderlerinden, sabit kıymetin iktisap edildiği dönemin sonuna kadar olan kısmının sabit kıymet maliyetlerine eklenmesi,

    gerekiyor. Daha sonra doğrudan gider yazmak veya maliyetlere atmak konusunda serbestçe karar verilebiliyor.

    Yılsonu itibariyle, mal maliyetlerinin doğru tespit edilip edilmediğine, finansman giderlerinin doğru giderleştirilip giderleştirilmediğine son bir bakmakta yarar var.

    Vadeli mevduat ve vadesi gelmemiş kredilerin faizleri

    Vergi Usul Kanunu gereği, mevduat veya kredi sözleşmelerine dayanan alacak veya borçlar, değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınmaktadır.

    Bu düzenleme gereği;

    – Bankalardaki vadeli mevduat hesaplarının dönem sonu itibariyle hesaplanan faiz tutarlarının gelir kaydı,

    – Kullanılan banka kredileri ile ilgili olarak dönem sonuna kadar oluşan faiz tutarının gider kaydedilmesi,
    unutulmamalı.

    Dokümantasyon

    Vergi uygulamalarında dokümantasyon zaman zaman işin esası kadar önemli olabiliyor. Genel olarak dokümantasyon konusuna girmeyeceğim ama kısaca;

    – Yıllık beyannamede stopaj mahsubu yapacak olanların veya mahsup edemedikleri stopaj tutarının iadesini talep edeceklerin, söz konusu kesintilere,

    – Yurt dışında elde edilerek Türkiye’de kazanca dahil edilen kazançlar üzerinden yurt dışında ödenen verginin, Türkiye’de hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu söz konusu olacaksa, yurt dışında ödenen vergilere,

    – Yurt dışında zarar eden şubesi veya işyeri bulunan kurumların, bu iş yerlerine ilişkin zararı yurt içinde elde ettikleri kazançlarından mahsup edeceklerse, söz konusu zararlara,
    ilişkin dokümantasyon hazırlıklarına zaman kaybetmeden başlamasında yarar olduğunu hatırlatmak isterim.

    Recep Bıyık / Dünya Gazetesi



      17 Oca 2018, 12:28, Yazar: , Kategori: Genel


  • Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir