MESLEK MENSUPLARININ İŞ SÖZLEŞMELERİ VE

DAMGA VERGİSİ SORUNU

 

SMMM Nusret KURDOĞLU

 

 

            A) GİRİŞ

 

            Son zamanlarda, meslek mensuplarının müşterileriyle yaptıkları iş sözleşmeleriyle ilgili olarak yatırılması gereken damga vergilerinin karmaşık bir sorun haline geldiği görülmektedir.

 

            Aslında çok basit bir konu olan bu olayın sorun haline gelmesi,  bir yandan bazı meslek mensuplarının, diğer yandan da vergi dairesi ilgililerinin, aslında konuyu gayet iyi bildikleri halde, yaptıkları yorumun kendi taraflarına yönelik olması nedeniyledir.

 

            B) MEVZUAT

 

            I) MESLEK HUKUKUMUZDA DURUM

 

            Hukukumuzda, genel anlamda sözleşmede şekil serbestisi esastır.  Esas olarak taraflar, belirlenen konu için belirlenmiş kurallar yoksa, diledikleri biçimde sözlü ya da yazılı sözleşme yapabilirler.

 

            Meslek hukukumuza baktığımızda, 3568 sayılı Meslek Yasamızda, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması gerektiğine yönelik bir hüküm yoktur. Sadece, 50. maddede “Bu Kanunla ilgili olarak aşağıda belirtilen hususlar çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir.” denilerek,  belli konuların yönetmeliklerle düzenleneceği hükmü getirilmiştir. Bu yönetmeliklerin arasında, konumuzla ilgili olanlar, “SM, SMMM ve YMM’lerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik,  SM, SMMM ve YMM Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmelik ve YMM’lerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” dir.

 

            1) SM, SMMM ve YMM’lerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 24. Maddesi aşağıdaki gibidir;

 

“Sözleşme Yapılması

 

Madde 24 - Taraflar, mesleki konularda yapılacak işler için sözleşme yapabilirler.

Aşağıdaki çalışma konularında sözleşme yapılması zorunludur.

 

a) Defter tutmak,

b) Süreklilik arz eden müşavirlik hizmetinde,

c) İnceleme, tahlil ve denetim yapmak ve bunlarla ilgili, rapor ve benzerlerini düzenlemek,

d) Yeminli Mali Müşavirlerin tasdik işlemleri.”

 

Bu yönetmeliğe göre, yukarıda sayılan konular dışındaki işlemlerde, sözleşme yapılması zorunluluğu yoktur.

 

2) SM, SMMM ve YMM Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmelik ise 13. ve 14. maddeleri ile konuya biraz daha açıklık getirmiştir.

 

“Ücret Sözleşmesi

Madde 13- Meslek mensubu ücret sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve belli bir meblağı kapsaması şarttır. Ücret sözleşmesine, yapılan hizmet karşılığı meslek mensubuna ortaklık payı verileceğine dair hüküm konulamaz.

Ücret sözleşmesinin sözlü yapıldığının belirlenmesi durumunda, meslek mensubu hakkında disiplin cezası uygulanır.

Yabancı firmalarla sözleşmelerin yabancı dilde ve yabancı paralı yapılması mümkündür. Bu takdirde, sözleşmenin yapıldığı andaki döviz kuruna göre tarifedeki en az ücret kontrolü yapılır.

 

Ücret Sözleşmesi Kapsamı

Madde 14- Ücret sözleşmeleri münferit ya da süreli olarak yapılabilir. Süreli sözleşmelerin en az bir yıllık olması şarttır.

Sözleşmeler; ait oldukları işlemeleri ve bunlara ait süreleri kapsayıp; diğer işlem ve sürelere uygulanamaz. Bu durumda, yeni sözleşme yapılması gerekir.

Ücret sözleşmelerine; ücrete mahsuben avans verileceğine iş sahibi adına yapılacak giderlerin sonradan iş sahibinden tahsil edileceğine ve sair hususlara dair özel hükümler konulabilir.”

 

Bu maddede, önemli bir detay vardır. Münferit sözleşmeler için süre söz konusu değildir. Belli ve geçici bir işin yapılması, ör. Sermayenin Ödendiğinin Tespiti ya da Sermayeye Eklenecek Özvarlık Kalemlerinin Tespiti gibi bir konu için düzenlenir ve rapor düzenlendiğinde sözleşme de sona erer.

 

Süreli sözleşmeler ise, sürekli defter tutma ya da müşavirlik hizmetleri gibi işler için yapılır. Bu tür sözleşmelerin süresi ise, yukarıdaki 14. madde hükmüne göre,  bir yıldan az olamaz.

 

İşte bu nokta çok dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Örneğin, mayıs ayında kurulan bir şirketin ya da işe başlayan bir gerçek kişinin muhasebe veya müşavirlik sözleşmesi, (süre bir yıldan az olamayacağına göre) o yılın 31 Aralık gününe kadar olamaz. (Ertesi yılın mayıs ayına kadar olması da mantık dışı olduğuna göre, en az ertesi yılın 31 Aralık gününe kadar olması gerekir.)

 

Ancak, SM ve SMMM’lerin yapacakları iş sözleşmelerinin, sürenin sonunda yenileneceğine dair bir hüküm yoktur.

 

            3) YMM’lerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7. maddesi hangi konularda tasdik işlemi yapılacağı belirtilmiş, aşağıdaki 10. maddesi ise, tasdik işlemleri için yazılı sözleşme zorunluluğu getirmiştir.

 

“Tasdik Sözleşmesi

Madde 10- İlgililerce yaptırılacak tasdik hizmetinin tasdik sözleşmesine bağlanması ve sözleşme tarihinden itibaren 15 gün içinde bir örneğinin yeminli mali müşavirlerce Bakanlığa gönderilmesi zorunludur. “

 

Bu yönetmelikten çıkan sonuç ise, sürekli müşavirlik hizmeti dışında, YMM’lerin müşterileriyle yaptıkları tasdik sözleşmeleri, münferit sözleşmelerdir. 7. maddede sayılan tasdike konu işlemle ilgili raporun düzenlenmesiyle sona erer. Bu nedenle de, her tasdik işlemi için ayrı sözleşme düzenlenmesi gerekir.

 

Bu durum yıllık beyanname tasdik sözleşmeleri içinde geçerlidir. Bunlar da münferit sözleşmelerdir. Dolayısıyla YMM’lerin gelir veya kurumlar vergisi beyanname tasdik sözleşmelerinin (münferit sözleşme olması nedeniyle) her dönem için ayrı ayrı düzenlenmesi gerektiği açıktır. Ancak SM ve SMMM’lerin muhasebe, SMMM ve YMM’lerin müşavirlik sözleşmeleri için böyle bir hüküm yoktur.  

 

Bu durumda, SM ve SMMM meslek mensupları için, müşterileriyle yapacakları muhasebe ve müşavirlik sözleşmelerini her yıl yenilemeleri gerekmez. Sözleşmenin özel hükümler bölümüne başlangıçta konulacak bir özel hükümle, belli tarihler arasında taraflarca yazılı fesih ihbarında bulunulmadığı takdirle, sözleşmenin her yıl kendiliğinden uzaması sağlandığı durumlarda, yenileme durumu ortadan kalkar. 

 

            II) VERGİ HUKUKUNDA DURUM

 

            Konunun vergi hukukuyla ilgili yönü Damga Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiştir.  Damga Vergisi Kanununun 1. Maddesine göre, “Bu kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisine tabidir.” Kısaca, ortada yeni düzenlenmiş bir kağıt varsa, bu kağıt, (1) sayılı listede yer alıyorsa Damga Vergisine tabi tutulacaktır.

 

            Aynı Yasa’nın 2. maddesinde de, “Vergiye tabi kağıtlar mahiyetinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerle, bu kağıtların hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin mektuplar ve şerhler de Damga Vergisine tabidir.” hükmü mevcuttur. Burada sözü edilen şerhler, sözleşmenin imza tarihinde konulan hükümler değil, sonradan oluşturulan hükümlerdir.

 

            3. maddeye göre, “Damga Vergisinin mükellefi, kağıtları imza edenlerdir.”  4. maddeye göre, “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir.”

 

            III) SONUÇ

 

            Tüm bu bilgiler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan görünüm aşağıdaki gibidir.

 

            1) Meslek mensupları, sürekli muhasebe ve müşavirlik hizmetleri ile rapor verilmesini gerektiren (tasdik, hizmetleri üstlendiklerinde, müşterileri ile yazılı sözleşme yapmak zorundadırlar.

 

            2) Sürekli muhasebe ve müşavirlik hizmetleri için düzenlenecek sözleşmeler “süreli”, rapora bağlanacak hizmetler (yıllık beyanname tasdiki dahil) için düzenlenecek sözleşmeler ise “münferit” sözleşmedir. Süreli sözleşmelerin bir yıldan az süre için düzenlenmesi (kısa sürede sonuçlanacak iş ortaklıkları ile yapılacak sözleşmelerdeki gibi özel durumlar hariç) mümkün değildir.

 

3) Süreli sözleşmelere, başlangıçta konulacak özel bir hükümle kendiliğinden uzaması sağlandığı takdirde, süre bitiminde yenilenmesine gerek kalmaz. Bu durumda da yeni bir Damga Vergisi doğmaz.

 

Söz konusu özel hüküm aşağıdaki gibi olabilir;

 

“İş bu sözleşme her ne kadar 31.12.2... tarihine kadar geçerli ise de, taraflardan birince 01 – 15 Aralık 2... tarihleri arasında ve izleyen yıllarda yine aynı tarihler arasında yazılı fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde kendiliğinden bir yıl daha (ücret hükmü hariç) uzar.

Ücret hükmü ise, her yılın başında tarifedeki artış oranında (ya da ÜFE oranında) artarak uygulanır.”

 

            4) Sözleşmelerin her örneği aynı oranda Damga Vergisine tabidir. O nedenle tek örnek düzenlenmeli, taraflardan biri fotokopi ile yetinmelidir.

 

            5) Damga Vergisi Kanunu’nun 7/3. maddesine göre, “Nispi vergiye tabi ve birden fazla kişinin imzasını taşıyan kağıtlarda her imza sahibine ait olan hisse ayrıca belli edilmiş ise, vergi hisselere göre ayrı ayrı ödenir”. Buna göre, her müşteri ile yapılan sözleşmenin imza tarihinden itibaren 15 gün içerisinde müşteri tarafından ödenmesi sağlanabilir.